Raşit Apalak Kişisel Blog. Hmm!

7Ara/091

Danse Serpentine – Hayal Gücü Nedir?

19. yüzyılda daha sinemanın sanattan sayılmadığı zamanlar bir kısa film çekilmiş. Lumiére kardeşler tarafından 1896 yılında çekilen bu film ilk olarak siyah-beyaz çekilmiş. Daha sonra karelerin tek tek renklendirilmesi sonucunda film son halini almış. Filmin adı Danse Serpentine. Aşağıda izleyebilirsiniz.



6Ara/090

Freelance çalışmak ve aşçılık üzerine

Muzdarip olduğum bazı dertlerle ilgili bir yazı hazırladım. Müşterilerimin affına sığınarak şakacı bir dille Freelance iş yapmanın zorluklarını anlatmaya çalıştım. Umarım yanlış anlaşılmaz.

Freelance tasarımcı bir aşçı gibidir. Şöyle ki;

Bir restaurantta çalışıyorsunuz ve hiç bitmeyen yemekler yapıyorsunuz. Yaptığınız yemek başına para alıyorsunuz ama yemeklerin yapımı bitmediği için ancak aldığınız avanslarla idare etmek zorundasınız. Diyelim ki yeni bir yemek için kolları sıvadınız. Bakalım nasıl oluyormuş.

İlk önce yemeği talep eden kişiyle bir görüşme yapıyorsunuz. Yemeğin nasıl olacağını, hangi sebzelerle ya da baharatlarla hazırlanacağını ve nasıl pişirilmesi gerektiğini anlatan uzun bir brifing alıyorsunuz. Bu aşırı teknik bilgiler içeren bilgilendirici (!) brifingden sonra yemek için gerekli malzemeleri bir araya getirip başlıyorsunuz yemeği hazırlamaya. İlk aşamada güzel, kaliteli, taze domatesler, biberler ve diğer gerekli sebze ve baharatları hazır etmeniz gerekir. Bu aşamada eğer müşterinizin istediği özel bir sebze ya da baharat varsa onları da dikkate almalı ve malzemeleriniz arasına eklemek zorundasınız. Kıpkırmızı, kütür kütür bir domatesin yanına pörsümüş, yeşili gitmiş, buruş buruş olmuş bir salatalık koyduğunuzu düşünün. Pek hoş durmuyor ama mecbursunuz.

Malzemeleri bir araya getirme işi bittikten sonra -ki biz buna done toplama aşaması deriz- yemeği pişirmeye başlıyorsunuz. Pişirirken çıkacak sorunlara girmeyi hiç istemiyorum. Yemek piştikten sonra tadımlık bir parçayı müşterinize gönderip görüşlerini almalısınız. Tadımlığı gönderiyorsunuz ve bir miktar ödeme talep ediyorsunuz. Çünkü çalışma stilinizde peşin ödeme kuralı var. Müşterinizin o anki ruhsal durumuna göre ödemeyi ya alamıyorsunuz ya da talep ettiğiniz rakamın yarısını 3-4 gün sonra alabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tabi yemek yapıldığı için geri dönüş olmaz. Mecburen beklemek zorundasınız. Bu arada yemeği tamamen bitirip teslim etmek için de büyük çaba sarf etmeniz gerektiğini biliyorsunuz. Bu yüzden ödeme konusunu unutup müşterinin yemek hakkındaki görüşlerine odaklanıyorsunuz. Müşteri yemeği ağzına atıyor, çiğniyor, çıkartıyor, yuvarlıyor ve bir kanıya varmış olmak adına tuzunun az olduğunu söylüyor. Tuz ekleyip tekrar gönderiyorsunuz. Müşteri tekrar tadıyor ve karabiberin az olduğunu söylüyor. Karabiber ekleyip tekrar gönderiyorsunuz. Müşteri tekrar tadıyor ve içinde biraz sumak olsa iyi olurdu diyor. Sumak ekleyip tekrar gönderiyorsunuz. Müşteri tekrar tadıyor ve yemeğin fazla sulu olmadığını söylüyor. Pişmiş aşa su katıp tekrar gönderiyorsunuz. Müşteri tekrar tadıyor, bu sefer yemeğin görünüşüne de bakıyor ve domateslerin yeterince kırmızı görünmediğini söylüyor. Tek tek tüm domatesleri yemekten ayırıyorsunuz (abartmıyorum :) ve yeni domatesleri başka bir tencerede pişirip yemeğinize ekliyorsunuz. Müşteri tekrar tadıyor ve yeni eklenen domateslerin, biberlerin görünümünü bozduğunu söylüyor. Bu konuda bir şey yapamayacağınızı, teknik olarak imkansız olduğunu belirtiyorsunuz. Fakat müşteri bunu yapmazsanız yemeği iptal edeceğini söylüyor. Mecburen boynunuzu büküp dediğini yapıyorsunuz. Bir kaç tattırma denemesinden sonra artık yemeğin sizin ilk başta yaptığınız yemeğe hiç benzemediğini fark ediyorsunuz. Ama teslim için hazır olduğunu bildiğiniz için rahatsınız.

Merak etmeyin. Artık yemeği teslim edip paranızı alabilirsiniz...Hmm…

Yemeği teslim ediyorsunuz. Tebrikler! İşi yaptınız ve yemek teslim edildi. Şimdi gelsin paralar.

Yemeğin ortasındayken talep ettiğiniz ödemenin yarısının bir bölümünü almıştınız. Şimdi sıra kalanı almakta. Müşterinizi arayıp ödeme talep ediyorsunuz. Ancak kendisi şehir dışında olduğu için 3 gün sonra tekrar aramanız gerektiğini söylüyorlar. 3 gün bekleyip tekrar arıyorsunuz. Kendisine ulaşıyorsunuz fakat o gün çok fazla ödeme yaptığını ancak haftaya bir şeyler ayarlayabileceğini söylüyor (nedense müşteriler her gün bir yerlere ödeme yaparlar.Ama içlerinde siz yoksunuzdur :). Gelecek hafta eliniz yine telefonda. Bu sefer kalan paranın yarısının bir bölümünün bir parça miktarını eft yoluyla göndereceğini öğreniyorsunuz. Ancak saat 3'ü geçtiği için bugün parayı alamayacaksınız. Yarın sabah ilk iş bankaya gidip parayı çekmek. Bankamatiğe kartınızı yerleştirip hesabınızda para olmadığını görünce biraz burukluk oluyor tabi. Bankadan kaynaklanan bir sorun olduğunu düşünüp beklemeye karar veriyorsunuz. Öğleden sonra hala gelen giden bir şeyin olmadığını görüp bankayı arıyorsunuz. Müşteriniz çok iyi bir insan olduğundan hatanın bankada olduğunu düşündünüz herhalde. Banka eftyi göremiyor. Müşterinizi arayıp neden parayı göndermediğini, 2 saate kadar parayı bir çantaya koyarak Güvenpark’taki bir çöp kutusuna …

Tamam bu sefer abarttım…

Süreci elimden geldiğince yansıtmaya çalıştım. Freelance çalışanların her zaman dertleri vardır. Bu dertler arasında yolumuzu bulmaya, kalitemizi korumaya çalışırız. Ama beklentilerimiz de vardır. Bazen gerçekleşir bazen çile çektirir…

5Ara/093

Xhtml doğrulamada Flash embed sorunu

W3 standartlarına göre css yapısı ile oluşturulan sitelerde, sayfaya eklenen flashlar xhtml doğrulaması sırasında sorun yaratıyor. Özellikle Dreamweaver ile eklenen flashların embed kodu oldukça detaylı ve w3 tarafından kabul edilmiyor.

W3 bu konuyu şöyle özetlemiş : "Birçok flash geliştirme araçları, web sayfalarında flash animasyonları eklerken <embed> elementinin kullanılmasını tavsiye eder hatta zorlar. Fakat <embed> herhangi bir HTML standardının parçası değildir ve geçersiz bir biçimlendirmedir. Web sayfalarında geçerli bir flash uygulamasının yapılması için bir çok yöntem vardır. Bunlardan en bilineni Flash Satay tekniğidir."

Linkte de görüldüğü gibi uzun embed kodları yerine basit bir object yapısı, sayfadaki flashları web standartlarına uygun hale getirecektir.

Örnek olarak :

  <object type="application/x-shockwave-flash" data="c.swf?path=movie.swf" width="400" height="300"><param name="movie" value="c.swf?path=movie.swf" /> </object> 
5Ara/090

Alice Harikalar Diyarında


"probably white, possibly rabbit; certainly you have to follow it"

Çocukluğumuzdan kalma bir hikayedir Alice. Herkesin bildiğinden emin olduğum için daha fazla tanımlamaya gerek yok sanırım. Daha çok bu hikaye ile ilgili yeni bir yapıttan bahsetmek isterim.

Sweeney Todd, Charlie and the Chocolate Factory, Corpse Bride gibi harika yapıtlara imza atmış bir yönetmen. Sweeney Todd, Willy Wonka, James Matthew Barrie ve tabii ki Jack Sparrow olmuş müthiş bir oyuncu. Aynı kalitede bazen hoş bazen vahşi ve acımasız bir şekle bürünmüş halde karşımıza çıkan bir kadın. Bu üçünü bir araya getirince her zaman harika işler çıkıyor ortaya. İşte bu da onlar bir tanesi.

Alice in Wonderland

Alice in Wonderland

5 Mart 2010'da Türkiye'de vizyona girecek olan filmin sevgili yönetmeni Tim Burton. The Mad Hatter rolünde Johnny Depp ve The Red Queen olarak da Helena Bonham Carter'ı görüyoruz. Son olarak tabii ki Alice rolünde dünyalar tatlısı Mia Wasikowska. Heyecanla beklenenler listesinin en başında yerini çoktan aldı bile.

Filmin ilk trailerını burdan izleyebilirsiniz.

5Ara/090

Google Image Swirl

Google'dan yeni bir görsel arama servisi. Özellikle tasarımcılar için görsel arama konusunda baya bir kolaylık sağlıyacak gibi.

http://image-swirl.googlelabs.com/

Google Image Swirl

Google Image Swirl

3Ara/090

Google Public DNS

Google Public DNSGoogle halka açık yeni DNS servisini devreye soktu. Daha önceleri özellikle engelli sitelere girmek için kullandığımız OpenDNS servisine bir alternatif olarak gösterilebilir. Hızları hemen hemen aynı olsa da Google daha güvenli bir erişim vaad ediyor.

DNS servisini kullanmak için dns iplerinizi 8.8.8.8 ve 8.8.4.4 şeklinde değiştirmeniz yeterli.

Ayrıntılı bilgiye şu sayfadan ulaşabilirsiniz.